Yaşamda bir yolcu
• 22/8/2008 - Bugünlerde biri
Bugünlerde içimdeki burukluk yeni yıkanıp sıkılan çamaşır gibi kırışık öyle kırışmış ki açılmıyor, zehir zemberek çöreklenmiş mübarek. Aralarda gelip kendini gösteriyor ve gidiyor. Oysa ki son zamanlarda karşıma çıksa da merhaba burukluk seninle işim yok der ve yoluma giderdim. Bugün de yolumdayım. Ama nafile uğraşmak nafile çabalar sanki. Ne için nereye kadar. Üstüne can sıkıntısı kaymaklı kadayıf gibi. Ama bu mide ağrısı yapar. Yeni bir işe başladım. Ama bugün kendimi yetersiz hissediyorum. Niye? Başlarken hiç öyle hissetmiyordum. Yaparım dediğim çok şeyi yaptım. Yaparım diyordum. Ama olmuyor yapamıyorum. Bir tıkanıklık var bir engel geçemiyorum. Görmediğim yaşamadığım bir engel. Yeni başlamış olmanın verdiği bir şey mi dir bu hani şu zamanla insanın üstünden akan geçen düşen giden. Bilinmeyenin verdiği bir bilmece midir ki bu insanı yiyen kemiren. Yetersizlik duygusu had safhada. Ne oluyoruz kuzum diyorum kendi kendime. Ne oluyoruz. Dinlediğim Fransız şarkıları bile etkisizleşmiş kulaklarımda. Sadece duyuyorum hissetmiyorum. Şarkılar hislerini düşürmüşler. Yola çıkıp toplasam olur mu ? beni bana daha iyi hissettiri mi ? şarkılar yetmiyor, yetişemiyor renklere ve onların sonsuzluğuna. Gözlerim dolu dolu. Hüzün örtündüm üstüme. Bugün hüzünlüyüm. When I was litle girl I asked my mother. Desem annem söylemiş miydi diye hafızama baksam bir yanıt bulur muyum acaba. Bugün hüzünlüyüm. Çoklu bileşkelerde eksiklerin çokluğu eşittir hüzün oldu. Biz gene de yeşil zümrüt taşlı yüzüğümüze bakalım. Ne yazıyordu orda. Her şey geçiçi. Ve diyeceğiz elbet bitti geçti gitti diye. Bakalım ne zaman. Şimdi zamana akıp geçmek lazım bir adım sonraya.
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
|
|
|
|
|