Yaşamda bir yolcu

• 5/9/2008 - Dolmuş Parası

Kategori: Denemelerim

O gün öğlen vakti, oğlum eski oturduğumuz sitedeki arkadaşlarının yanına gitmek istedi. Önümde duran diğer şeylere baktım. İsteği akışımda bir aksaklığa neden olmayacaktı. Bırakabileceğimi söyledim. İkimiz beraber bindik arabaya. O’nu sitenin orda tam bırakıyordum ki, benden para istedi. Bende de bir 20 ytl, bir de 5 ytl, biraz da bozukluk vardı. İnsanlık hali para treninden o gün bunlar düşmüştü bize. 20 ytl yi vermek istemedim, bozukları da vermek istemedim. Ama vermem gerekiyordu. 1,5 ytl kalsın dedim yoksa bende dolmuş parası kalmayacak sonra dedim. Keşke demeseydim. “Olsun sen ver ben harcamayacağım” dedi. Güldüm. Sorunum onun harcayıp harcamaması sorunu değildi. Para harcanır, para kazanılır. Para gelir ve gider. Neyse ben tüm bozukluklarımı verdim oğluma. Ve dolmuşların bulunduğu yere gittim sonra. Bekleyen ilk dolmuşa attım kendimi. Bir an önce varmak istiyordum gitmem gereken yere, elimde 20 ytl. Arkaya binen birinde 5 ytl varmış. O ve ben uzattık elimizdeki paraları şoföre. Diğer yolcular gelmeden para alıp verme işi bitsin istedik sanırım bir an önce. Şoförün şansına mıdır benim şansıma mıdır veremedi benim paranın üstüne geriye. Orda bekleyenlerden sorduk 20 ytl bozabilir misiniz diye. Birinde iki 10 luk varmış. 20 ytl verip iki 10 ytl aldım. Birini cüzdanıma diğerini de şoföre uzattım. Bu esnada üçüncü yolcu da geldi. O da bir 10 luk çıkardı cüzdanından uzattı. Üçüncü yolcuya  para üstünü de veremedi. Dördüncü yolcuyu da yoldan alırım diyerek şoför ilk duraktan hareket etti. Bu arada bizim para üstleri hala verilememişti. Yolda bir başka dolmuştan 5 ytl bozdurdu şoför. Arkada oturan yolcu parasının üstünü almıştı. Yolda birisi elinde 50 ytl varken bizim dolmuşu durdurmak istedi. Bizim şoförümüz. Hiç alır mıyım onu diyerek durmadan devam etti yoluna. Biz tüm yol boyunca bir yolcu eksik gittik.

İnanılmazdı. Yani sırf ben dolmuşa para veremeyeceğim yoksa dediğim için miydi bu olanlar ya da ben olacağı mı hissetmiştim içimde. Bu iki soru sessizce dönüp duruyordu içimde ve ben olanları izliyordum. İki ya da üç kırmızı ışıkta yan tarafta dolmuş olmasına dikkat ederek şoförümüz durdu. Her seferinde “Abi bozuk para var mı” diye sordu. Sanki o gün herkes  bozuk para bulundurmama konusunda anlaşmış gibiydi. Oysa ki ben hep bozuk para verirdim. İnanılmaz bir süreçti. En sonunda döndüm şoföre “bozamayacaksanız ben gene aynı yere döneceğim, ilk duraktaki çay ocağına veririm, siz ordan paranızı alırsınız” dedim. Şoför hiç itiraz etmeden verdi bana paramı.

Ve ben o gün o gidişimde dediğimi yapmış oldum. Dolmuş parası vermeden dolmuşa binmiştim. Neden olmuştu bu böyle. Bir anlam arıyordum. Matematikçilere göre çok zor değildi olasılık hesabı çok az olan bir olasılık olmuştu. Ama söz ağzımdan çıkmıştı. İlk kez böyle bir şey demiştim. O da olmuştu. Neden olanlar söz boşluğa yayıldıktan sonra olmuştu? Neden olasılık hesabı o zaman tutmuştu? Garipti. Çok garip. Ben mi yaratmıştım geleceğime ipotek mi koymuştum bilinçsizce? O da sanki senaryosunu yazdığım bir oyun gibi sahnelenmişti. Benim yaratımımsa eğer bu sorumluluğum büyüktü yaşamda. Yaşadığım her şeyi ben yaratmıştım. Herkes yaşadığı şeyleri kendisi yaratmıştı. İnanılmaz bir zihin cimnastiği vardı beynimde. Bu kadar çabuk niye olmuştu. Ertesi gün olabilirdi, bir sene, on sene sonra da olabilirdi. Neden o gün olmuştu? Çok sonra olsaydı sanırım hatırlamazdım. Bu olanlar neyi anlatmak istiyordu bana? Niye fark etmiştim bu kez? Çok zor olabilecek olan bir olasılık öyle kolayca olası olup oluvermişti. Akıl, akıl mantık ilişkisi  almıyordu bu açıklamıyordu bunları. Tam ikna edilememiştim. Sezgisel yönümse; nihayet anladığımı, bu olayla artık dediklerime ve düşündüklerime dikkat etmem gerektiğini söylüyordu. Dikkatimi bu yöne vermem gerektiğini söylüyordu. Geleceğe ipotek koyma asla! Su ol ak geç git diyordu. Su yolunu bulurdu.

Akşamüstü işlerimi bitirdikten sonra dolmuşa bindim. Bu sefer kolayca verdim dolmuş paramı akşamüstü soförüne. Öğlen vakti veremediğim dolmuş paramı da çay ocağına verdim dolmuş şoförünün alması için. Alıp almadığını bilmiyorum ama ben yoluma devam ettim.  

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

İşimiz "Nasıl" olacağına üzülmek değildir. "Nasıl" bağlılıktan ve inançtan çıkıp gelecektir. Nasıllar evrenin alanına girer. Evren her zaman siz ve rüyanız arasındaki en hızlı, en çabuk, en uyumlu yolu bilir. Eğer onu evrene havale ederseniz, verilen şeye şaşırırsınız ve gözünüz kamaşır; bu sihir ve mucizelerin gerçekleştiği yerdir. Onu her gün evrene teslim edin, ama bu asla bir angarya olmamalı. Tüm süreçte keyifli hissedin: mutlu, coşkulu ve uyumlu......

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
flashcard ile resim çizmek
10 yaşındaki bir kızın resimleri
Farid Farjad.mutlaka dinleyin
mandala ya da fraktal. çizgiler ve renklerde yolculuk.
resim hocam
kara kalem tekniği anlatımı

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa